
Hıristiyanlık öncesi çağ ile Hıristiyanlık çağının hedefleri birbirine karşıttı. Birincisi gerçeği idealleştirmek, ikincisi ise ideali gerçekleştirmek amacındaydı; birincisi “kutsal tin”i, diğeri ise “yücelmiş beden”i bulmak istiyordu. Bu sebeple biri gerçeğe karşı duyarsızlıkla, “dünyevi şeyleri hor görmeyle”, öteki ise ideali reddetmekle, “tini hor görmeyle” son buldu.



